KİMDİR?
Erzurum'un Pasinler (Hasankale) ilçesinde doğdu. 1999 da, 86 yaşındayken hayatını kaybeden Teyyo Pehlivan ardında birkaç kitap dolduracak kadar mizahi hatıra bıraktı. Yalancılığı ve hazır cevaplılığıyla ünlü olan Pehlivan'ın hayal dünyası oldukça geniş ve renkliydi. Gerçekte yaşamış gibi büyük bir ciddiyetle anlattığı hayalleri, en az Karadeniz fıkraları kadar şaşırtıcı ve komikti. Hazır cevaplılığıyla da en az Nasreddin Hoca fıkraları kadar tebessüm oluşturmaktaydı yüzlerde.
15 Ağustos 2007 Çarşamba
üç hilal
Pehlivana, MHP amblemindeki üç hilalin anlamını sormuşlar, cevabı; "Reki oğlum reki, onlar üç aylar: Recep, Şaban, Ramazan."
Yan Fites
Teyo pehlivan ihtilal döneminde başından geçen bir olayı kahvede anlatir" Ankarada kızılayda ferrarimle dolaşırken birden önüme solcular çıktı tam geri fitese taktım gaçacam voliyov sağcılarda arkadan gelir.
"Teyo abi sen neyittin "ğardaş baktım olacağı yok YAN FİTESE TAKTIM yan yan elemi ğaçiram
Uche Çögenderlidir
Anu Fenerbahçeli gara oğlan Uche varya herkes oni gavur sanir. Değil Oğlum.
Kendisi Hasankalalı Çöğender köyündendir.
Daha önce amburanın insanına benzirdi .
Bir tarihte Arabistana iş aramağa gitti. Oğlan ondan sonra oldi
Bizim Uche Arapların yanında çok kalınca karardi celdi
Teyo Pehlivanın Evi hariç
İngiltere Cumhurbaşkanı Atatürk’ü ziyarete gelmiş Ankara’ya.
Erzurumlu Teyo Pehlivan da tesadüf, Mustafa Kemal’in yanındaymış. Erzurum’un bir meselesi varmış, kentin ileri gelenleri çok rica etmiş. “Ata seni kırmaz, n’olur şunu bi hallediver” demişler,
Teyo Pehlivan da bu nedenle Gazi’ye gelmiş. Bir ara Atatürk’le İngiliz Cumhurbaşkanı satranç oynamaya karar vermiş. Mustafa Kemal, Cumhurbaşkanı’na:
“Oynayalım ama, yenersem bana ne vereceksin?”
demiş. Bunun üzerine İngiliz:
“Yenersen Kuzey İrlanda’yı sana veririm. Ben yenersem sen ne vereceksin?”
demiş. Gazi biraz düşünmüş:
“Eğer ben yenilirsem sana Doğu Anadolu’yu veririm”
cevabını vermiş. Bunu duyan Teyyo Pehlivan hemen itiraz ederek:
“Oo, Paşam, bizim ev n’olacak o zaman?”
diye sitem etmiş. Atatürk:
“Doğru. Doğu Anadolu’yu veririm ama Teyyo’nun evi hariç”
Bu kez itiraz sırası İngiltere Cumhurbaşkanı’na gelmiş:
“Teyyo Pehlivan’ın evi yoksa ben Doğu Anadolu’yu ne yapayım”
demiş ve satranç oynamaktan vazgeçmişler.
Temmuz'da Buz
Hasankale’de her yıl Temmuz ayında
Karakucak güreşleri yapılır.
Teyo’ya güreşçilerden birisi yaklaşarak:
- Pehlivan senin güreşeceğin adamla
ben de güreşeceğim. Onu biraz yor, der. Teyo:
-Sen merak etme, der ve Teyo rakibi ile güreşe başlar. Ama güreş başlar başlamaz
rakibi Teyo’yu kaldırdığı gibi yere vurur.
Biraz önce Teyo’yu uyaran güreşçi Teyo’ya:
- Pehlüvan ne oldi, çabu pes etdin.
- Ne edim oğlum, ayağım buza geldi
gaydım.
Sende Kimsin?
Bir gün Teyo pehlivan manitasını bir resturanta götürmüş orda Orhan Gencebay’da varmış Teyo pehlivanın bütün sanatçılarla muhabbetti varmış ya manitası lavaboya gidince Teyo pehlivanda Orhan Gencabay’ın yanına gider derki :
-“Orhan abi kalktığın zaman benim masanın yanına gelip selam ver de manitaya havam olsun.”
Orhan Gencebay’da kıramaz Teyo pehlivanı ve kabul eder. Teyo pehlivanın manitası yanına gelir biraz muhabbet ettikten sonra Orhan Gencabay Teyo pehlivanın masasına gelir ve selam verir bizim Teyo pehlivan da hava atacak ya lafı hemen ağzın da
-“hani len dıllo sen de kimsin.”
(Bu olay gerçekten yaşanmıştır.)
Sanki Heç Gari Görmemişler
Teyyo yine kahvede anlatarak milleti kırıp geçirmektedir.
Türkan Şoray Gala' ya filim çevirmeğe gelmiş
Ozaman delikanlı çağım.
Bene tutuldi.
Sabah akşam birlihteyih 'Teyyo diyir başka bir şey demir.
Birgün Türkan golumda bizim eve dogri gidirih. Esnaf işini bırakmış bizi gollir.
Bir galalının gözi bizde. Ele süzirler ele süzirler gardaş sanki heç garı görmemişler
Randıman Alamadım
Cuma vaktidir herkes bir teleşla Cumayı kılmağa gitmektedir.
Kahve müdayimleride cami yolunu tutarken, Teyyo istifini bozmadan oturmaktadır.
Biri sorar:
''Pehlivan sen camiye gelmir misen?''
Teyyo yanıt verir:
"Ula oğlum 40 sene gıldım bir randıman alamadım. Daha niye gılım ki"
Poker
İsmet Paşa ile Çörçil poker oynamaktadır. Seyircileri de Teyo Pehlüvan!
İsmet Paşa elindeki kartlara güvenerek:
-Türkiye, dedi
Teyo hemen atıldı:
-Paşa neyidirsen... Ya Erzürüm.. Ya Hasangalasi.. Ya bizim evler!
Peki Kim götürdi?
Peki Kim götürdi?
Seferberlik zamanı 1000 koyunum var.
Koyunlar Karkapazarı’nda otlir.
Bir sabah kalktım heç biri yok.
Ula bir araştırdım koyunları eşkiya götürmüş.
Dinleyenlerden biri sorar
-“ Pehlivan seferberlik zamanı eşkiya ne arirdi”
Teyo cevabı yapıştırır;
-“peki Ula o bizim koyunları kim götürmüş.”
Oruçlu
Teyo Pehlivana sormuşlar :
- Ola Teyo Pehlivan , Oruçlu Oruçlu Kaç Kadayıf dolması yersen. diye
O da demişki :
- Bir tane çünkü gerisini oruçsuz yersen.....
Karasu
Teyo pehlivanın etrafına dizilmiş meraklılara nasıl balık avladığını anlatır.
-Ağama söylim , bir gün balık avlamak için Karasu ya gettim. Tekneye bindim birez kenara doğri açıldım. Bahdım ki balıhlar çok küçük. Birez daha uzağa gidim, daha böyük balıh buluram , diye düşündüm. Küreklere asıldım , birkaç yüz kilometre gettim. Bahdım ki etrafta köyler görünir. Birez daha uzahlaşim , dedim. Reyse , bir daga küreklere yüklendim .
Ele getmişem ki Allah sizi inandırsın etrafta heçbir şey görünmir. Bir de bahdım ki , arkada bir savaş gemisi. Üstünde Urus Bayraği asili. Geminin kaptani İgor beni görünce hemen tanidi:
-Pehlivan , pehlivan karasularımıza girdin, karasularımıza girdin , diye bağırdi.
Gafayi galdırdım İgor'a dedim ki ?
-Get ola gavat , ben zaten Karasu'dayım, sen reden bahsetisen?.
Kara Karga
Teyo Pehlüvana takılmak için yol mu yok?
-Teyo bahasan bu Gargalar niye bele gara?
Teyo Pehlivan'ın cevabı cebinde:
-Güneşe yakın uçduhlari üçün.
Hostesleri Düşünmüş
Hasankale’de çay bahçesinde koyu bir sohbet var. Teyo Pehlivan da masada. O sıralarda bir iş için uçakla Ankara’ya gidecek olan biri Teyo Pehlivan’a takılarak :
- “Pehlivan gel seni de uçakla götüreyim.”
Teyo alaycı bir ifadeyle cevap verir:
- “ Oğlum, sen daha anan garnındayken
ben uçağınan gezirdim.. Bak bir keresinde gine
uçağa binmişem ele elimi de camdan çıkarmışam, bir baktım bir gartal, hemen elimi uzattım, yakaladım aldım gartalı içeri. Ola bi baktım, hostesler nasıl cıvılir, nasıl cıvılir. Neyse bende gorkutmiyim zavallı gızları dedim ve bıraktım gartali, uçtu.”
Elizabet beni aradı
Teyo pehlivan yine oturmuş döktürmektedir:
"Vola, Elizabet o gün beni aradı. Diyiremki bir at bulsamda getsem"
Sorarlar:
"Yav Teyo, heç Amerika'ya atla gidilir mi?"
Cevap verir: "Oğlum siz garıdaki güzelliği görsez anam avrad yayan gidersiz."
Bacısı Daha İyi
Teyo Pehlivan bir gün kahvede oturur, TV de Michael Jackson şarkı söylemektedir. Kahvede oturanlar Teyo'nun açığını yakalamak onu tongaya düşürmek isterler. Bu yüzden de kasıtli olarak sorarlar:
-Teyo bu Maykılcaksın nasıl bir karıdır?
Teyo bu lafın altında kalır mı, hemen cevabı patlatır ve La Toya Jackson u kastederek:
-Vallahi bu bişey değil de bacısı daha eydir
Ben Ne Bilim?
Teyo pehlivan, Hasankale’de düzenlenen resmi güreşe çıkar. Rakibi Maraş’lı biridir, Maraş’lı pehlivan bizimkini yener, hakem Hasankale’li olduğundan taraf tutar yenilgiyi saymaz.
Tekrar güreşirler Maraş’lı tekrar yener bu kez kule hakemleri kabul etmez. Maraş’lı pehlivan bu duruma kızar, güreş başlar başlamaz Maraşlı pehlivan bizimkini öyle bir yere çalar ki ,iki omuzu yerde olan Teyo pehlivanın göğsüne oturur ve derki:
-“Şimdide mi yenilmedin?”
Teyo gayet pişkin cevap verir:
-“Ben ne bilim onrara sor....”
Birde Vapur
Birgün gahvede oturiram,telefon çaldi.
-Pehlivan seni isdiller diye seslendiler.
Gahdım bahdım, ariyan bizim Kars Valisi:
-Pehlivan Sarıkamış’da denize bir cip düştü!
Biz uğraştık ama çıkaramadık.
Buradakiler de “ bu cipi denizden çıkarsa
Hasankale’li Teyo Pehlivan çıkarır.
“Allahını seversen gel bize yardım et” diye yalvardi.
Bunun üzerine gahdım bindim ata.
Gettim Sarigamış’a.
Atladım denize, suya bir dumdum,
cip suyun dibinde.
Bir goluma cipi tahdım, öteki golumunan da
gulaç atmaya başladım ve cipi sudan çığartdım.
Ama gardaş cip bene çok ağır geldi.
Tikkatli bahdım ne görim.
Megerse cipe bir de vapur tahılmış.
Boksör Teyo
Teyo Pehlivan anlatmaya baslar.
-Daha Muhammet Ali müslüman olmamış! Bana dediler ki
“Teyo yensen yensen, bu adamı dünyada bir tek sen yenersen.. Bu adamla bir ringe çıh da, haddini bildir.” Gıramadım çocuğlari.. Gahdım taaa Amerika’ya geddım.
Attılar beni ringin ortasına, Nasi vuriram Muhammet Ali’ye...
Bağdım bir ara salavat getirir.
O sirada birisi merak edip sorar.
-Teyo dayı müslüman olmayan biri hiç salavat getirir mi?
Teyo ayaga kalkar...
-Ola o gedder yumruği yiyen de, din iman mi kalır... ?
Cehenneme Gittiler
Teyo pehlivan,birgün hararetli hararetli anlatır:
-Ora bülirsiz geçer sere beş arhadaş birer yumurtasına behse girdik.
Etrafıhdakiler sorar:
Hayrola pehlivan ne bahsi?
Galanın tepesine çıhıpaşşagi atlayacahdıh.Kim ey atlarsa yumurtalri o alacakdi.
Dinleyenler merak eder:
Peki ya sonunda ne oldi?
Re olacah ber ey atladım da diğerleri tepe üstü düşüp öldüler. Berim sadece ayağım burhuldi orar da cehenneme getmişler.
Etrafındakiler hayretle sorarlar:
Yav sen ne bülirsen onların cehenneme gettiklerini?
Teyo istifini bozmadan cevabını verir:
Televizyorda gördüm..
Çermiğin Böyrekleri
Teyo Pehlivan yine bir gün kahvede sohbet ederken merakla onu dinleyen bir hemşehrisine takılır.
-Ola bilürsen,geçen gün çermiğin duvarına işerken iki tene böyrek (boru)gördüm.
Arkadaşı hayretle sorar:
-Ne borisi pehlivan?
Teyo istifini bozmadan cevaplandırır:
-Biri benzin, biride gaz yaği borusi. Buradan çıkıp Rusya'ya gidirler.
Arkadaşı üsteler:
-O zaman bene gösder de bir bahim, inanim, deyince pehlivan şöyle der:
-Ola birez sabret yahında benzin isdaysoni guriram. Türkiye'nin en böyük benzin isdaysori olacah. Böyrekleri sizin evin altından geçirip oraya bağliyacam. Sen de o zaman görürsen.
Demiller ki
Demiller ki
Teyo Kore harbindedir. Gülle, top, mermi sesleri arasında ne olup bittiğini anlamak için kafasını siperden çıkarır çıkarmaz bir kursun "vızzz" diye kulağının dibinden geçince Teyo sinirlenir:
-Itoglitler demiller ki atar herifin gözüni kor ederih..!
Denk Gelmiş
Kurtuluş Savaşı yılları.. Doğu cephesi ile telefon görüşmesi birden kesilir. Arıza ekibi Erzurum'dan yola çıkar kontrol ede ede Teyo'nun tarlasına bir gelirler ki yüz elli telefon direği yerde, Teyo hışımla ekin biçiyor.
- Pehlüvan kolay gelsin de.. Direkler?
- Ola oğul cepheye gidecağam dedim ambu tarlayi da biçim ele gidim. Ferğinde degilem demah tırpana denk gelmiş!
Aferin Teyo İyi Atıcısın
Teyo yine bir gün heyecanla anlatmaktadır:
Rahmetli Atatürk, İsmet İnönü birde ben Suriye sınırına ava gettiğ, elimizde mavzerler var, birde ne görim havada bir bölük durna dönüp durir, hemen nişan aldığ ilkin Kemal Atatürk ateş etti, ama vuramadi, sonra İnöni atdi oda vuramadi, ben elime mavzeri alıp ya Allah Bismillah diyip tetige toğundum, birde bağdım bir bölik durna ayağımın dibine düşti, hemen Kemal Atatürk yanıma gelip sırtımı sıvazladi "Aferim Teyo eyi atıcıymışsan" dedi.